Hayat benim için bir kum taşı ile nehir arasındaki dengesiz birilişkiden ibaret değildir.Nehrin yönü benim yönüm,hareketi benim hareketim,ne zaman bir kenara bırakılacağımı bekliyorum.Belkio zaman benim de bir yaşam alanım olur.Yönümü belirleyen iradem,rotamı çizen kişiliğim olur.O zaman belki çatlayan dudakların sızısını dindiren bir yudum su ya da acısını dindiren ıslak bir tebessüm olabilirim.Belki o zaman ,mutlu hayat tablosunun imkansız olmadığını itiraf edebilirim kendime.Yeter ki avuçlarımızda ve yüreğimizde saklı tuttuğumuz o masum paylaşım pırıltısını mavi gökyüzüne uçurabilelim,yeter ki umut biriktirelim. Umut,gırtlak fakiri Etiyopya’lı çocukların dudaklarına dokunan ve oracıkta hayat bulan sıcacık bir gülümsemeyse; umut,Filistin’li gençlerin ellerindeki sapanklarla savurdukları taşların bir gün güllere dönüşeceğine olan inançsa; umut,Irak’ta akan kanların siyah renkle örtülmediği saf bir kızıllıkta olan özgürlüğün sevdasına ram olmaksa;umut,Kudüs’ün karalar bağlamış yaslı başına dayanan bağrı yanık yüreklerden yükselen feryatların,sevinç nağmelerine hapsolmasına duyulan özlemse; umut,beyin raflarındaki bilgi kirliliğine rağmen çözüm arayışı içerisinde olması gerekenlerin,akıl ve ilmin dışındaki objelerle ilgilenmesine karşı oluşturulması mümkün bir duruşun içinde yer alınmasına olan güven ise,; umut,küresel ısınma sonucu biyolojik dengesini yitiren ekolojik çevreninyitirilmemiş ,yarıda bırakılmış dünyasına kavuşmasını sağlamak ise; umut,yılları kaybolan idealist gençlerin ,objektif unsurlardan yoksun bir yaşam maratonunda verdikleri savaşın hakedilir sonuçlarını beklemekse ve umut,utanma kisvesinden sıyrılmış çıplak değerlerin,kamufle edilebilir seviyeyi bulmasına yarar güçlü bir iman ve inanç sistemiyse eğer,bu dünyanın yaşanmazlığına dair somut ve gerekçeli belgeler sunulabilir mi acaba?Geçmiş zaman kiplerine ait söylemler,kaldırılır mı artık sözcük dağarcığından.Ve soğuk savaşların yüz bulduğu bir dönem tekrar başlar mı yoksa? Her şey umutlarımıza yüklediğimiz anlamlarla ilişkili, öyle değil mi? (ALINTI) YELİZHAN AYDIN
2009-06-29 18:09:33 - YELİZHAN AYDIN
Yazan: isimsiz
BEN ESKİ BİR OKUL ARKADAŞIN.BİR GÜN YAZDIKLARIMI OKUYACAKSIN DEMİŞTİN EVET OKUDUM.SANA ULAŞAMIYORUM LÜTFEN GÖRÜŞELİM OLURMU.BEN ALEV.İNŞALLAH BU MESAJI OKURSUN...
hadi bugün ona sevgini göster sevgililer günüya bugün onun için bir şey yap ona kendini beğendir bu gün seviyorum diyorsunya hadi göster sevgini o neyi seviyor neyi sevmiyor öğren ve sev onun sevdiklerini sevmediklerinden uzaklaşki oda sevsin seni,bilirsin seven hep sevdiğini anlatır,bülbülün yüz hikayasi varmış hepside gül üstüne,bugün ulaşa bildiğin herkese onu anlat ,onu ve onun en sevdiğini,(S.A.V).
Telefonla, yüz yüze, kavlen ve fiilen O'nu anlat!
O, sana senden de yakın olanı..
O, seni senden de iyi bileni..
O, sen O'nu bıraksan da seni asla bırakmayanı..
O, en güzel sevda türküsünü, ölümsüzlük bestesini.
Sevgililer günü ya bugün..
Bilirsin, seven hep sevdiğini düşünür ya..
Bugün sen de hep O'nu düşün!
O'nun hoşuna gidecek bir şey yap! Memnun et O'nu..
Meselâ;
Şimdiye dek isteyip te yapamadığın bir emrini uygula bugün!
Kılamıyorsan, bugün namaza başla!
Meselâ;
"Kur'an-ı mutlaka öğreneceğim" de!
Biliyorsan, öğretmek için bir talebe bul kendine!
Bir ayet ezberle ve uygula onu!..
Bugün bir hadis öğren ve öğret onu!..
Meselâ; bugün Sevgilini en az bir kişiyle tanıştır!
Hiç tanımadığın birine selam ver!
Bir yetimin başını okşa! Bir çocuğu sevindir bugün!
Meselâ;
İşyerine giderken O'nu hatırlatacak bir hediye götür bugün,
Ya da çal komşunun kapısını,yüreğini bölüş,
O'nu anlat bu vesileyle..
Bugün O'nun için bir şey yap!
Ama yalnız O'nun için.. Nefsini hiç karıştırma!
Cennet hesapları yapma bugün, karşılık bekleme!
Pazarlıksız, riyasız olsun her yaptığın.
Bugün şöyle bir düşün!
Sevdiklerine ve hatta sevmediklerine,
Ne kadar çok vakit ayırıyorsun?..
Fanî dediğin şu dünya için ne kadar çok çalışıyorsun?..
Yarım saat sürecek bir ziyaret için,
On dakika sürecek bir yemek için, mutfakta ne kadar kalıyorsun?..
Nazlıca ağlayan yavrunun sesiyle nasıl fırlarsın yatağından, o soğuk gecede?..
İşverenin ay sonunda vereceği üç kuruş için nasıl kahredersin kendini?..
Sınıfını geçebilmek için, iyi not alabilmek için, nasıl geceni gündüzüne katarsın?..
Eşini, çocuklarını, anneni, babanı, nişanlını memnun etmek için nasıl da çırpınırsın.
Tüm bunlar ve senin de ekleyebileceğin dahaları için yaptıklarının,
SÖYLE, yüzde kaçını Allah için, Habibullah için yaptın bugüne kadar?..
Evet bugün sevgililer günü..
Sen de buluş Sevdiğinle bugün!
At kendini seccadeye, bir tövbe et, dönmemecesine..
O'nun sevmediği her şeye "elveda" de!
Gözyaşların armağan olsun O'na..
Gözyaşların ve zaten O'nun olan yüreğin..
Bugün ve her gün!